Sorunlarınızın kök nedeninin kendiniz olduğunu anlamanızda, sizi
desteklemeyen inançlarınızın farkına varmanızda, en parlak hayallerinizi
gerçekleştirmeniz ve istediğiniz kişi olmanızda, ve aradığınız cevapları
bulmanızda size yardım eden birini hayal edin. Danışmanlık budur.
Bir danışman, potansiyelinizin tamamının ortaya çıkmasında size rehberlik eder.
Bir danışman, daha iyi bir yaşam
için danışanına yardım eder.
DANIŞMANLIK VE HAYAL GÜCÜ
Düşlerimiz bizi sınırlarımızın ötesine götürür. Hayatımızdaki her
anlamlı değişim, bir düşle
başlar.
Danışmanlık hayal gücünü kullanmaya dayanır ve sınırlarımızı
kendimizin belirlediğini vurgular. Bir taraftan da ayakları yere sağlam
basar. Somut hedeflerle ve somut sonuçlarla ilgilenir.
DANIŞMANLIK VE ÖZGÜRLÜK
Bir danışman danışanını sadece değişim konusunda yüreklendirmez. O
bireyi özgür kılmakla çok
ilgilidir.
Özgürlük kavramına iki açıdan bakabiliriz.
1.Bir şeyden özgür olmak
2.Bir şeyi yapmakta özgür olmak
DANIŞMANLIK VE ALIŞKANLIKLAR
Bir danışman ve danışmanlığı alan birey, özgürlük savaşına
başlarlar. Bir şeyi yapma ve diğer
bir şeyi yapmama özgürlüğünü elde etmek için, harekete geçildiğinde onları
çoğunlukla bir şey durdurur. Alışkanlıklar.
Alışkın olduğumuz davranışlar ve alışkın olduğumuz düşünme biçimleri
bizi durdurur.
Önemli olan nokta şudur.
Alışkanlıklar kötü değildir. Onları değerli bir amaç uğruna
edinmiştik. Ve bu bağlamda görevlerini layıkıyla yerine getirdiler. Ama
şunu da fark etmeliyiz ki, zamanla alışkanlıklarımız, yenilenen
amaçlarımıza hizmet etmez hale gelirler. Ve dün fayda üreten
alışkanlıklarımız bugün bize engel olmaya başlar.
Danışmanlığın amacı, danışanın hayatının yönünü kalıcı olarak değiştirmektir. Danışanın doğasına göre, bu bir
kerede büyük bir değişim hamlesi olabileceği gibi, küçük küçük birbirine
eklenen değişimlerin birikmesiyle
de oluşabilir
DANIŞMANLIK VE YÖN DUYGUSU
Yaşam, alışkanlıklarımızın izinde kendini
tekrar etmeye dönüştüğünde yönümüzü kaybettiğimizi anlarız. Ve Danışman
bize yaşamımızı nasıl alışkanlıklarımızın izinde tekrar ettiğimiz
gösterir. Onun ilk işi üzerinde yürüdüğümüz yolu bizim için aydınlığa
çıkarmasıdır.
Danışmanın ikinci görevi, takip ettiğimiz izin dışındaki diğer yollar
hakkında bizi bilgilendirmesidir. Seçeneklerimizin
ayırtında olmamızı sağlamak Danışmanın ikinci görevidir. Ve Danışman
seçim yapma konusunda bize destek olan kişidir. Fakat takip ettiğimiz izin
dışındaki yeni bir seçimi biz yaparız.
Danışman, yaptığımız yeni seçimle ilgili olarak bizi destekleyen kişidir. Değişimde
sebat etmemiz için oradadır.
Hayat küçük bir dolu kararın toplamıdır. Aldığımız küçük küçük
kararlar bizi hep takip ettiğimiz iz üstünde bırakır ya da o izden çıkarır
ve istediğimiz bir sonuca doğru bizi götürür. Aslında hayat küçük kararların toplamıdır.
DANIŞMANLIK İHTİYACI NASIL DOĞAR?
İnsanların düşleriyle, hedefleriyle, hayatları arasında bir boşluk
olabilir. İnsan bir an gelir bu boşluğun bilincine varır. Ve dış yardım
almaya karar verir? Fark ettiği şey, gittiği yönde gitmeye devam ederek
düşlerini yaratamayacağıdır. Fakat hangi
yönde gitmesi gerektiğini o anda henüz fark etmemiştir. Danışman bu
konuda yardım edecektir.
İnsan, kendini köşeye sıkışmış, tekrara düşmüş hissettiğinde, Danışmandan
kendisini daha önceki belirli bir ruh haline döndürmesi için yardım talep
edebilir. Yön duygusu oluşmayan birey kendi en iyi versiyonu hakkında
geçmişindeki bir duruma sığınabilir. Bir danışman asla onu daha önceki bir
ruhsal duruma dönmesi için yönlendirmez. Bu insanı bir fasite sokmak
demektir. Ve hiçbir işe yaramaz. Ve zaten mümkün de değildir.
Danışmanlık, insanların düşlerine doğru giden bir yön duygusu kazanmalarına yardım etmektir, fasitten çıkmalarını sağlamaktır.
DANIŞMANLIK VE ZİHİNSEL MODELLERİMİZ
·Danışman, ilk önce,
danışanına, savaşın kendi içinde olduğu mesajını verir. İçimizdeki bir rakiple savaşmaktayız. Bu rakip, çok fazla düşünen,
çok fazla deneyen yönümüzdür. Deneme yapmaya engeldir. Danışmanlık, farkındalığa önem verir. Bu şu
demektir. “Ne yapmakta olduğunu fark
etmek”, ne yapman gerektiğini bilmenden çok daha önemlidir. Ancak bu
şekilde yapmakta olduğumuzu değiştirebilir ve istediğimiz sonuçlara bizi
götüren yapma biçimlerine ulaşabiliriz.
DANIŞMANLIK VE ÜÇ BACAĞI
·“İnançlar”, “değerler”, “hedefler”
bir taburenin üç bacağı gibi danışmanlığı destekler ve ayakta tutar.
Danışmanlığın yoğunlaştığı şey, aslında
ne istediğiniz, yani hedefiniz ve bunu nasıl elde edeceğinizdir.
Danışmanlık, değerlerinizi tanımanın ve hedeflerinizi elde etme
yolculuğunda bu değerleri yaşamanın
önemini fark etmenizi sağlar.
Danışmanlık, kısıtlayıcı
inançlara meydan okur ve geri bildirim sağlayan görevler vermek
suretiyle, olumlu inançları güçlendirir.
DANIŞMANLIK VE ONA OLAN İHTİYAÇ
·İyi bir Danışman daima kendisine ihtiyaç kalmayacak şekilde
çalışır.