INDOOR WORKSHOP
Q-NLP YAŞAM KOÇLUĞU TEMEL EĞİTİM KURSU
Q-NLP TEMEL EĞİTİM KURSU
ŞAMANIN RUHU (BİRLİKTE YARAT)
   
OUTDOOR WORKSHOP
ŞAMANIN RUHU-RÜYADAN UYANIŞ
   
DANIŞMANLIK
YAŞAM KOÇLUĞU
META DANIŞMANLIK
İLİŞKİ DANIŞMANLIĞI
BİREYSEL DANIŞMANLIK
   
ONLINE DANIŞMANLIK
   
SEMİNERLER
GÜNLÜK YAŞAMDA ŞAMANİK UYGULAMALAR
ŞAMANIN RUHU
YENİ BİLİNCİ YARATMAK
DEĞİŞMEK MÜMKÜNDÜR
İLİŞKİLER BİRLİKTE YARAT
SAVAŞÇININ YOLU TOLTEC BİLGELİĞİ
   
YAPILMIŞ ORGANİZASYONLAR
   
 
SÖYLEŞİ ; ÖLMEK Mİ, OLMAK MI ? EFLATUN YOGA / BURSA
           

"Ölmek mi?, Olmak mı?"

İki kelimenin birbirine bu kadar benzemesi ilk bakışta pek tuhaf.
Fakat dilin gelişiminde tam olarak idrak edemediğimiz bir büyü buna neden oluyor. Bu iki kelimenin gönderme yaptığı anlamlar arasında derinde bir yerde bağlantı olduğunu ima ediyor bu benzerlik.

Bu imayı ciddiye alırsak, bağlantı nedir acaba?

Bir kere ölmek, organizmanın ve taşıdığı bilincin, bütünlüğünü kaybetmesi haline verdiğimiz isim.
Olmak ise, ilk anlamıyla, beden ve bilinci bulunduğun ana tam olarak bağlayabilme yeteneğine verdiğimiz isim. 

Dikkat bütünüyle olanın içinde, onunla birlikte akıyor ise, olmak eylemi gerçekleşmiş oluyor.
Olmak yaşamın akışıyla bütünleşebilme ve onunla akabilme yeteneği ise, ölmek, bilinci taşıyan bedenin bütünlüğünü yitirmesi ve böylece, bilincin bütünlüğünü koruyamadan bütüne genişlemesi anlamına geliyor.

Aslında, belki de ölüm diye de bir şey yoktur. Belki de olan şey bilincin olmak eylemini gerçekleştirme kapasitesi tükenince, mevcut bütünlüğünü yitirirken olmanın başka bir frekansına geçiyor olmasıdır. 

Belki de olmak eylemi, var oluşun nihai özüdür. Ve ölmek eylemi ise, bu temel hakikati canlı kılmanın nihai bir aracıdır.

Bu varsayımı ciddiye alırsak, şimdi dünyada ve bilincimizin içinde yaşadığımız hayatı nasıl yorumlamalıyız?

Olmak için ölmeliyiz !. Esas olan, var oluşun doğal, ve spontan akışının dışına taşan tüm yanılsamaya ölmek ve var oluşa doğmaktır.

Bu haliyle insanlık yaşamamakta. Çünkü yanılsamaya ölmek yoluyla kendini canlandırması, olanla bütünleşmesi gerekirken, yanılsamayı hakikate doğmanın, olana doğmanın bir aracı olarak kullanması gerekirken, mütemadiyen ölmekte.

Belki de bu mütemadiyen ölüşlerde henüz künhüne varamadığımız bir hikmet var.

Olmak mı, Ölmek mi?
Ölmek mi, Olmak mı?

Gelin, kendi bilincimizden yola çıkarak, toplumsal, dünyasal ve kozmik ölçekte, var oluş mucizesindeki bu iki olgunun değerini tartışalım.

Böylelikle bugünü hem kendimiz, hem de dünyamız için daha derinden anlamak üzere yeni yollar yaratalım.

Sevgilerimle,